Sinan Oğan Terörle Mücadelede Yeni Stratejileri Sıraladı!

Terör hain yüzünü bu kez Kayseri'de gösterdi. İçinde askerlerin bulunduğu bir halk otobüsünün yanında bombalı araç infilak ettirildi. Kayseri Erciyes Üniversitesi kampüsünün Talas ilçesi yönündeki giriş kapısı yakınlarında, sabah saat 8.45'te bir halk otobüsünde patlama oldu.

Bomba yüklü bir araç, komando tugayından çarşı iznine çıkan askerlerin bulunduğu halk otobüsünün yanında infilak etti. Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, bomba yüklü bir aracın canlı bomba tarafından patlatıldığını söyledi. Şehit ve yaralılarla ilgili açıklamaya ise Türk Silahlı Kuvvetleri yaptı. Genelkurmay açıklamasında, “saldırıda 13 kahraman personelimiz şehit oldu, 48 kahraman personelimiz yaralandı" denildi.

Açıklamada, "alçakça ve kalleşçe düzenlenen bu saldırıyı şiddetle lanetliyor, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyoruz" ifadesi kullanıldı. Yaralılardan bazılarının durumu ağır. Beşiktaş’ta gerçekleştirilen hain canlı bomba saldırısının üzerinden henüz 1 hafta geçmemişken Kayseri’de meydana gelen bu saldırı terörle mücadele yöntemlerinin sorgulanması gerekliliğini bir kez da ha en acı haliyle ülke gündemine taşıdı.

Cevap bekleyen soruların başında eski yöntemlerle yeni terör eylemlerini engellemek mümkün mü? sorusu geliyor. Bu sorunun cevabını ve alınması gereken yeni önlemleri MHP Genel Başkan Adayı ve Iğdır eski Milletvekili Sinan Oğan yaptığı bir açıklama ile sıraladı: İşte o açıklama..

Türkiyemizin içinde bulunduğu bu süreçte özellikle terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin doğal hedef haline geldiği/geleceği malumdur. Özellikle de PKK ve DAEŞ gibi terör örgütlerinin sahada güvenlik güçlerimizin karşısında yenilgiye uğramasıyla önlenmesi için birçok alanda ciddi çalışmalar yapılması gereken canlı bombalara yönelmesi Türkiye’de güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesi zaruretini ortaya çıkmaktadır.

Öncelikle şunu ifade etmeliyiz ki, Terör saldırıları bizi yıldırmayacaktır. Türk milleti olarak terörün karşısında tek yürek, tek yumruk olmaya devam edeceğiz. Ancak bununla beraber tedbirlerimizi de almak durumundayız.

Beşiktaş’ta maç sonrası polislerimizi dış saldırıya açık halde bir noktaya toplamak ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Aynı şekilde terörle mücadele eden komando birliğimizden askerlerimizin toplu halde çarşı iznine çıkmasına izin vermek ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Terörün canlı bombalarla asker ve polisimizin toplu olduğu noktalara saldırılar düzenlediği ayan beyan ortaya çıkmışken bu tür noktalardaki tedbirler hala neden alınmaz?

Türkiye 7 Haziran ile 1 Kasım arasında yaşadığı yoğun terör eylemlerine benzer bir süreci yeniden yaşamaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, önümüzdeki süreçte bu saldırılar devam edecektir.

Hal böyle iken;

1. Polis ve askerlerimizin açık alanlarda bir alanda toplanmaları, ister sivil vasıta isterse de askeri vasıtalarla olsun araçlarla toplu hareket etmeleri önlenmelidir.

2. Araç kiralama şirketleri dikkatle takip edilmeli, şüpheli durumlar mutlaka güvenlik güçlerine bildirilmelidir.

3. Araç hırsızlıkları sıradan bir adli vakıa olarak değil, muhtemel terör operasyonlarında kullanılabileceği ihtimali ile değerlendirilmelidir.

4. Terör sadece iç dinamiklerle izah edilebilecek bir eylem değildir. Bu sebeple terörün dış dinamikleri mercek altına alınmalıdır.

5. Terör eylemleri konusunda “önleyici istihbarat” noktasında eksikliklerin olduğu malumdur. Özellikle de FETÖ çetesinin devletten temizlenmesi ile stratejik noktalarda görev yapan FETÖ’cülerin istihbarat birikimlerini de beraberlerinde götürmesi ile bu zafiyet daha ciddi bir hal almıştır. Bu çerçevede Türkiye dışarıda düşman devlet üretmek yerine dostlarının sayısını çoğaltmak durumundadır. Zira, terörün dış desteğini kesmeden, dış istihbarat desteği almadan, terörün kullandığı silah ve patlayıcıların kaynağını kurutmadan tam anlamıyla mücadelede başarı sağlamak mümkün değildir.

6. Terörün mali kaynakları kurutulmadan terörle mücadelede başarı sağlanamaz. İddia ediyorum Doğu ve Güneydoğu’da birçok gümrük noktası terör örgütü PKK’nın kontrolü ve/veya tehdidi altında faaliyet göstermektedir. PKK ve sempatizanları gümrük noktalarından derhal temizlenmeli ve uzaklaştırılmalıdır.

7. Terörün ana finansman kaynağı olan sigara, çay, esrar, eroin vs. kaçakçılığı kesinlikle önlenmelidir. Mersin Gümrük Sahası başta olmak üzere PKK’nın alt şirketleri derhal tasfiye edilmelidir.

8. PKK’ya karşı silahlı insansız hava araçları daha etkin kullanılmalıdır.

9. Ayn El Arap (Kobani) başta olmak üzere PKK’nın yanıbaşımızdaki terör kampları derhal yok edilmelidir.

10. Devlet içinde PKK’ya istihbarat sağlayan sempatizan memurların, ordu içindeki sempatizan askerlerin PKK’ya istihbarat sağlaması önlenmelidir.

11. Daha önce de defaatle belirttiğimiz üzere; MİT derhal yeniden yapılanmalıdır. İstihbarat alan ama aynı zamanda operasyonu da yapacak, tüm güvenlik birimlerinin içerisinden seçilecek olan yeni bir Terörle Mücadele Birimi (Alfa Timleri gibi) kurulmalı ve terörle mücadele sadece bu seçme birlikler ile yapılmalıdır. 12. Sınırlarımız daha iyi korunmalı, Gümrüklerle organize çalışacak ayrı bir Sınır Birliği kurulmalıdır.

13. PKK ve DAEŞ’in şehir yapıları ve Hücre yapılarına yönelik operasyonlara hız verilmelidir.

14. Teröristlerin, canlı bombaların veya eylemcilerin devlet malına verdiği zararlar ailelerinden tahsil edilmelidir. Bu ailelerin bu konuda çocuklarını daha sıkı kontrol altına almalarını sağlayacaktır.

15. Hapishaneler yeniden dizayn edilmeli, daha basit nedenlerle hapse girenlerin eğitildiği ve teröristleştirildiği bir kamp olmaktan çıkarılmalıdır.

16. Üniversitelerdeki kadrolu teröristler derhal temizlenmelidir. Dağa çıkışlarda bu tecrübeli teröristlerin ciddi katkısı olduğu bilinmektedir. Kandil tarafından finanse edilen neredeyse 6-7 yıldır üniversitelerde olan bu şahıslar derhal üniversiteler ile ilişiği kesilmelidir.

17. Terörün Batıdaki bağlantıları “iç politikaya malzeme edilmeden” Muhtarlar toplantısında veya bir miting alanında nutuk atarak değil, ilgili ülkeler nezdinde diplomatik görüşmeler ile mutlaka kesilmelidir.

18. Terörün yurtdışındaki ana hücrelerinde Avrupa ülkeleri de dahil operasyon yapılmalıdır.

19. Avrupa başkentlerinde Türk vatandaşları ve akraba topluluklarının harekete geçirilerek miting ve diaspora faaliyetleri konusunda teşvik edilmeleri de önemlidir. Ancak bunu bir siyasi parti mitingine çevirmeden aynen Yenikapı ruhunda olduğu gibi topyekün yapılması gerekmektedir.

20. Türkiye’ye Irak ve Suriye’den gelen mülteciler daha sıkı kontrol altında tutulmalı, bunların içine karışarak gelen teröristler ayıklanmalıdır.

21. Her vatandaşın terörle mücadelede gönüllü bir asker, polis ve istihbarat görevlisi olarak sorumluluk alması gerekir. Ancak bu rakiplerin veya hasımların ortadan kaldırılması gibi bir fırsata çevrilmemelidir.

Terörle mücadelede yukarıda saydığımız 21 madde daha da artırılabilir. Bugün bize karşı medya ambargosu her alanda devam etmekteyken siyasi mücadelemizde bu ambargoya artık alışsak da terörle mücadelede bilgilerimizin ambargoya maruz kalmasının izahı bulunmamaktadır. Bu sebeple terörle mücadele konusundaki tedbirleri sosyal medyadan ve elektronik medyadan açıklamak durumundayız.

Burada ilk yanda yapılaması gerekenler yazılmıştır. Tekrar ifade ediyorum; terör bizi ne siyasi, ne etnik ne de başka bir şekilde kamplara bölemeyecektir. Terörün karşısında siyasi mücadelemizi bir tarafa bırakıp Türk milleti olarak tek vücut, terörün tepesine imek üzere sıkılmış tek yumruk olacağız. Ülkemizin terörle mücadelesine bir siyasetçi olarak siyasi destek, terör uzmanı olarak bilgi ve tecrübe, bir vatandaş olarak her türlü desteği, gerekirse canımızı dahi vermeye hazırız. Terörün karşısında tek yumruk olacağız ve terörün başını ezeceğiz inşallah. Şehitlerimize Allahtan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Kaynak: www.haberanaliz.com

Anahtar Kelimeler:
sinan oğanterörkayseri
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.