"Astana'da YPG'nin Olmaması Gerek, ABD Katılabilir"

PKK'nın Suriye kolu PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin Astana'daki görüşmelerde yer almaması gerektiğini ifade eden Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Suriye'deki muhalefet de PYD'nin terör örgütü olduğunu çok iyi biliyor. İlerde silahları bırakırsa, terör kantonu oluşturmak yerine Suriye'nin milli beraberliğini, toprak bütünlüğünü desteklerlerse, onlar da kapsayıcı bir yönetimin içinde huzur içinde yaşarlar" dedi.

Alanya Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ve Rusya’nın garantörlüğünde rejim ile muhalifler arasında varılan ateşkes anlaşması ve anlaşmanın taraflarının bir ay içinde katılmayı taahhüt ettiği Astana’daki barış görüşmeleri hakkında konuştu. PKK'nın Suriye kolu PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin ve Nusra Cephesi'nin Astana'daki görüşmelerde yer almaması gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, “El Nusra terör örgütüdür, olamaz. El Nusra’yı sanki masum bir örgüt gibi değerlendirmeye çalışıyorlar. El Nusra ve DAEŞ, bunların adını kimse bilmezken Türkiye tarafından terör örgütü listesine alınmışlardır. Suriye'deki muhalefet de PYD'nin terör örgütü olduğunu çok iyi biliyor. İlerde silahları bırakırsa, terör kantonu oluşturmak yerine Suriye'nin milli beraberliğini, toprak bütünlüğünü desteklerlerse, onlar da kapsayıcı bir yönetimin içinde huzur içinde yaşarlar” dedi.

PYD'nin Cenevre toplantılarına katılması için daha önce de talepler olduğunu belirten Çavuşoğlu'nun ilgili ifadeleri şöyle:

"Bizim tavrımız nettir. PYD'nin daha önceki Cenevre toplantılarına katılması için talepler olmuştu. Değişik ülkelerden olmuştu. Biz net bir duruş sergiledik. Muhalefet de net bir duruş sergiledi. Suriye'deki muhalefet de PYD'nin terör örgütü olduğunu çok iyi biliyor. Müzakere yüksek heyeti koordinatörü eski Suriye Başbakanıdır. Salih Müslim'in Kandil Dağı'ndan nasıl davet edildiğini, Esed'in, yönetiminin Müslim'e ne görevler verdiğini, Türkiye'ye yönelik terör saldırılarını başlatma görevi verildiğini kendisi belgeleriyle tüm toplantılarda sundu. PKK ile YPG'nin farkı yoktur.

Suriye'deki, Irak'taki Kürtlere karşı olumsuz bir tavrımız yoktur. Türkiye'deki Kürt vatandaşlarımızı nasıl görüyorsak oradakileri, kardeşlerimizi de aynı şekilde görüyoruz. Bugün Kürt Bölgesel Yönetimi'ne en büyük desteği biz veriyoruz. Vermeye de devam edeceğiz. Onların da istikrarı, huzuru bizim için önemli, ama terör örgütlerine müsamahamız yoktur. İlerde silahları bırakırsa terör kantonu oluşturmak yerine Suriye'nin milli beraberliğini, toprak bütünlüğünü desteklerlerse onlar da kapsayıcı bir yönetimin içinde huzur içinde yaşarlar. Her şeyden önce terörü bırakmaları gerekiyor. Terörü bırakmazlarsa terörle mücadele nasıl yapılıyorsa onlara yönelik de mücadele yapılacaktır. Astana'da YPG gibi bir terör örgütünün olmaması gerektiğini Rus dostlarımıza söylüyoruz."

"Astana görüşmelerine ABD de katılabilir"

Çavuşoğlu, Astana görüşmeleriyle ilgili "İleride katkı sağlamak isteyen ülkelere açığız. Burada kimse dışlanmıyor ve bizim amacımız rol çalmak değil. ABD katılmak isterse bundan büyük mutluluk duyarız" dedi. Suriye'deki muhalif grupların imzaladığı iki belgenin garantörünün Türkiye ve Rusya olduğunu belirten Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Ateşkesin Suriye geneline yayılması için dün mutabakata varıldı. Biz bu mutabakatın garantörüyüz. Suriye'deki muhalif grupların imzaladığı iki belgenin garantörü Türkiye ve Rusya. Rejimin imzaladığı belgenin garantörü ise Rusya. İran'ın da Moskova'da söz verdiği ve ortak metne katıldığı gibi özellikle Hizbullah, Şii gruplar ve rejim üzerinde nüfuzunu olumlu yönde kullanması gerekiyor.

Bundan sonraki süreçte ateşkesin kalıcı olması kadar bunun tamamlayıcı adımı olan siyasi sürecin de başarılı olması gerekiyor. Rejimin heyetiyle muhalif grupların heyetlerini Astana'da bir araya getirmek için Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile Putin telefonda prensip olarak anlaşmıştı. Biz de Lavrov ile bunun koordinasyonunu yapıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Putin'in bizlere olan talimatlarıyla. Bununla ilgili de mutabakat imzalandı fakat mutabakatın imzalanması yetmez, hayata geçirmemiz gerekiyor.

Bizim amacımız burada rol çalmak değil. Bugüne kadarki anlaşmalar başarısız olduğu için biz kendi inisiyatifimizi ön plana çıkararak, inisiyatif kullanarak adımlar attık. Suriye'nin geleceği için herkesin katkı sağlaması lazım ama sadece aile fotoğrafında olmak için, yer almak için buralara katılmak, bana göre gereksiz. Herkesin somut katkılar sağlaması gerekiyor. Somut katkı sağlayacak herkesi işin içine dahil etmek istiyoruz. Amerika'da yeni yönetim olacak. Yeni yönetim geldikten sonra ABD de buraya mutlaka katılmak isteyecektir. Dün Lavrov ile de prensip olarak anlaştık. ABD katılmak isterse biz bundan da büyük mutluluk duyarız."

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.